Pnarist
15 09 2011
02 06 2011
Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!
"“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."
31 05 2011
19 05 2011
Heyecan.
Hep depresif yazıların buluştuğu bir yer olmuş burası bakıyorum da.
Adı üstünde "günlük" tutmayı da pek becerememişim.
Geçen pazardan beri bir fotoğraf merakı oluştu içimde.
Kurslar,fotoğraf makineleri araştırmakla geçiyor günümün bir kısmı.
Güzel bir heyecan oldu aslına bakarsan.
Yalnızlığın keyifli yanını görmüş olacağım bu sayede yeni kareler,yeni bilgiler eklendikçe bünyeme.
Şimdilik istediğim bir Nikon D90 sahibi olmak.
Daha ileride daha iyi daha iyilere kimbilir?
Serviste bir arkadaşımla konuşurken "bir sergi açabilir,bunu meslek haline bile getirebilirsin gereken heyecana,zamana sahipsen." dedi.
Düşüncesi bile güzel hiç adım atmamışken henüz.
Ama ilk heyecan değil midir en büyük tutkulara hapseden insanı?
İşte,aşkta,vs.
İş demişken;O gittiğinden beri herşey fazlasıyla sıradan.
Kimbilir yakından tanıma fırsatım olmuş olsaydı
bunları söylemezdim belki daha kötü şeyler de yazabilirdim.
İşte hiç tanıyamamış olmak hep koyuyor insana üzerinden yıllar geçse de.
İlk zamanlar duyduğum heyecan yerini artık mecburiyete bıraksa da hayat devam ediyor.
İstediklerimizle devam edemesekte yolumuza umutlar,beklentiler,sürüklüyor şimdillik gidilecek yere.
Yeni yazılarda görüşmek üzere.
Mutlu kalın.
Ha bu arada bugün tatil olması dolayısıyla ekran başında geçirdiğim zaman zarfında Esra Erol da
yaklaşık 3 yıl önce bir yaz tatilinde tanıştığım solist arkadaşı(Eser Çobanoğlu) gördüm.
Birlikte çalışmaya başlamışlar sanırım.
Albüm çalışmaları en son hatırladığım kadarıyla pek iyi gitmemiş,hatta çıkardığı halde sıkıntılar yaşanmıştı.
Reklam vs.
Şimdi yeni düzenlemelerle o albüm başka bir isimle mi çıkmış çok net bilemiyorum ama Kral tv de 3 şarkısına birden çektiği klip dönüyor,görünce çok mutlu oldum.
Hatta röportaj vs.yapmış.
Umarım artık şans yüzüne güler,uzun zamandır verdiği mücadelenin meyvelerini toplar.
Kral tv müzik ödüllerinde Tecavüzcü Coşkun tiplemesiyle ödül bile alan Berkay'dan eksiği olmadığını düşünüyorum hatta fazlası var.
Neyse işin politik kısmı tabi bu.
Kendini iyi ifade edebilsin dinleyicilerine yeter.
Hoşçakalın.
Adı üstünde "günlük" tutmayı da pek becerememişim.
Geçen pazardan beri bir fotoğraf merakı oluştu içimde.
Kurslar,fotoğraf makineleri araştırmakla geçiyor günümün bir kısmı.
Güzel bir heyecan oldu aslına bakarsan.
Yalnızlığın keyifli yanını görmüş olacağım bu sayede yeni kareler,yeni bilgiler eklendikçe bünyeme.
Şimdilik istediğim bir Nikon D90 sahibi olmak.
Daha ileride daha iyi daha iyilere kimbilir?
Serviste bir arkadaşımla konuşurken "bir sergi açabilir,bunu meslek haline bile getirebilirsin gereken heyecana,zamana sahipsen." dedi.
Düşüncesi bile güzel hiç adım atmamışken henüz.
Ama ilk heyecan değil midir en büyük tutkulara hapseden insanı?
İşte,aşkta,vs.
İş demişken;O gittiğinden beri herşey fazlasıyla sıradan.
Kimbilir yakından tanıma fırsatım olmuş olsaydı
bunları söylemezdim belki daha kötü şeyler de yazabilirdim.
İşte hiç tanıyamamış olmak hep koyuyor insana üzerinden yıllar geçse de.
İlk zamanlar duyduğum heyecan yerini artık mecburiyete bıraksa da hayat devam ediyor.
İstediklerimizle devam edemesekte yolumuza umutlar,beklentiler,sürüklüyor şimdillik gidilecek yere.
Yeni yazılarda görüşmek üzere.
Mutlu kalın.
Ha bu arada bugün tatil olması dolayısıyla ekran başında geçirdiğim zaman zarfında Esra Erol da
yaklaşık 3 yıl önce bir yaz tatilinde tanıştığım solist arkadaşı(Eser Çobanoğlu) gördüm.
Birlikte çalışmaya başlamışlar sanırım.
Albüm çalışmaları en son hatırladığım kadarıyla pek iyi gitmemiş,hatta çıkardığı halde sıkıntılar yaşanmıştı.
Reklam vs.
Şimdi yeni düzenlemelerle o albüm başka bir isimle mi çıkmış çok net bilemiyorum ama Kral tv de 3 şarkısına birden çektiği klip dönüyor,görünce çok mutlu oldum.
Hatta röportaj vs.yapmış.
Umarım artık şans yüzüne güler,uzun zamandır verdiği mücadelenin meyvelerini toplar.
Kral tv müzik ödüllerinde Tecavüzcü Coşkun tiplemesiyle ödül bile alan Berkay'dan eksiği olmadığını düşünüyorum hatta fazlası var.
Neyse işin politik kısmı tabi bu.
Kendini iyi ifade edebilsin dinleyicilerine yeter.
Hoşçakalın.
20 01 2011
Kimbilir,kimbilir,kimbiliiiiiirrrr...
Herşey bitmiştir artık yolumuz ayrılıyor.Seninde benim gibi içerin kan ağlıyor...
..diye devam ederken arkaplanda şarkımız yine o günlere dönmemek ne mümkün.İnsan iyi şeyler hissettiğinde neden hiç bitmeyecek,gitmeyecek sanır ki.Denedim,test ettim kötüdür o his.Aradan 6 ay geçer hala acıtır insanın içini.Ama herşeye rağmen güzeldi o günler.Daha sıcak,samimi.Şimdi gelen giden bir sürü yeni insan kim olduğunu bile bilmeden günün koşturmacasında yaşanan bir hayat.Yüzüne gülüp daha arkanı dönmeden devamında sayıp duran bir topluluk.Buna katlanmaya mecbur olmak.Başka yerde de aynısın olacağını bilerekten "lanet olsun!" demekten başka birşey yapamamak.İçine söz geçirememek.Canın sıkıldığında neden olduğunu bildikleri halde,senin de yakın olduğunu sandığın insanlar gelir önce sahte sahte "neyin var!" diyerek.Ufaktanda sırıtarak.Haline mi yanarsın yoksa bu insanların bu kadar adi olmasına mı bilemezsin.Benim gibi kızdığı zaman saklayamayan biriysen eğer yandın allah ki ne yandın.İş yerlerinde bayılırlar böyle tiplere.Gördüm,öğrendim.Neyse boşverelim bu tatsız meseleyi.Bir 14 şubat daha dayandı kapıya.Biz yine tam takır kuru bakır misali.Ne diyeceksin ki bu kadar iğrenç ilişkilerin olduğu bir zamanda namuslu birinin de seni aradığını mı düşünüyordun? Bitti anacım onlar,olanı ya evlendi yada öldü.
Haydee başka kapıya!!!
..diye devam ederken arkaplanda şarkımız yine o günlere dönmemek ne mümkün.İnsan iyi şeyler hissettiğinde neden hiç bitmeyecek,gitmeyecek sanır ki.Denedim,test ettim kötüdür o his.Aradan 6 ay geçer hala acıtır insanın içini.Ama herşeye rağmen güzeldi o günler.Daha sıcak,samimi.Şimdi gelen giden bir sürü yeni insan kim olduğunu bile bilmeden günün koşturmacasında yaşanan bir hayat.Yüzüne gülüp daha arkanı dönmeden devamında sayıp duran bir topluluk.Buna katlanmaya mecbur olmak.Başka yerde de aynısın olacağını bilerekten "lanet olsun!" demekten başka birşey yapamamak.İçine söz geçirememek.Canın sıkıldığında neden olduğunu bildikleri halde,senin de yakın olduğunu sandığın insanlar gelir önce sahte sahte "neyin var!" diyerek.Ufaktanda sırıtarak.Haline mi yanarsın yoksa bu insanların bu kadar adi olmasına mı bilemezsin.Benim gibi kızdığı zaman saklayamayan biriysen eğer yandın allah ki ne yandın.İş yerlerinde bayılırlar böyle tiplere.Gördüm,öğrendim.Neyse boşverelim bu tatsız meseleyi.Bir 14 şubat daha dayandı kapıya.Biz yine tam takır kuru bakır misali.Ne diyeceksin ki bu kadar iğrenç ilişkilerin olduğu bir zamanda namuslu birinin de seni aradığını mı düşünüyordun? Bitti anacım onlar,olanı ya evlendi yada öldü.
Haydee başka kapıya!!!